Pozitif Düşüncenin Gücü

Bir araştırmaya göre ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan ve aynı zamanda pozitif bakış açısına sahip kişilerin kalp krizi veya kalp damar hastalığı geçirme olasılığı, daha olumsuz bakış açısına sahip kişilerle kıyaslandığında üçte bir oranında daha az tespit edilmiştir. Kalp hastalıkları açısından en yüksek risk grubundaki insanlar arasında dahi olumlu bakış açısına sahip olanların rahatsızlanma olasılığının %13 daha düşük olduğu görülmüştür. Araştırmayı yapan doktorlar bir kişinin bakış açısını değerlendirirken, neşesini, enerji düzeyini, kaygı seviyesini ve sağlık ve genel yaşamla ilgili memnuniyetini dikkate almıştır.

  

Peki siz hayata bakış açınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sağlık ve olumlu düşünce arasındaki bağlantı mekanizması belirsizliğini koruyor. Ancak araştırmacılar pozitif insanların stresin vücut üzerindeki hasarlarına karşı daha iyi korunabildiğini düşünüyor. Diğer bir olasılık ise pozitifliğin insanların daha iyi sağlık ve yaşam kararları vermesine, uzun vadeli hedeflere daha fazla odaklanmasına sağladığı katkının etkileri. Çalışmalar olumsuz duyguların bağışıklığı zayıflatabileceğini de gösteriyor.

Sağlık ile pozitiflik arasında güçlü bir bağ olduğu kesin...

Pozitif bir tutumun travmatik beyin hasarı, felç ve beyin tümörleri dahil bir dizi koşulda sonuçları çok daha hızlı iyileştirdiği bulunmuştur.

Nasıl pozitif olunur?

Olumlu olmak doğuştan gelen bir nitelik olsa da hayata bakış açımızı geliştirmek ve kalp damar hastalık riskimizi azaltmak için yapabileceklerimiz var.

Her fırsatta gülümseyin…

Kansas Üniversitesinde yapılan bir araştırma gülümsemenin ve hatta sahte gülümsemenin dahi stresli durumlarda kalp atış hızını ve kan basıncını düşürdüğünü gösteriyor. Önünüzdeki bir sorunu çözmeye hazırlanırken komik bir video izleme molası vermek bile faydalı olacaktır. Gülümsemek için fırsat yaratın.

Durumlara farklı bakış açıları geliştirin…

Örneğin trafikte sıkışıp kaldığınız bir an bunu stres yapmak yerine en sevdiğiniz kitabı okumak, en sevdiğiniz diziye telefonunuzdan göz atmak, haberleri yakalamak için bir fırsat olarak değerlendirin. Değiştiremeyeceğiniz durumları stres değil, fırsat haline çevirin.

Dayanıklılığınızı geliştirin…

Dayanıklılık yani değişime, strese, olumsuz durumlara uyum sağlama yeteneği bu yüzyılın en önemli niteliklerinden birisi. Dayanıklı bir ruh hali için aileniz ve arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurun, değişimin hayatın bir parçası olduğunu kabul edin, sorunları çözmek üzere hareket geçin.

 


507 kere okundu
Test

Form Gönderimi

Tamam