05.12.2010 SABAH ANKARA

Korkulu rüya YAŞLANMA
Bilim adamları, insanların korkulu rüyası yaşlanma sürecini tartışıp, ”mutlu yaşlanma ” ’nın nasıl sağlanacağını konuştu. Medikal Turizm Derneği Başkanı Uzm. Dr Sinan İbiş, sağlıksız yaşlanmanın  telafisi güç bir takım sorunları beraberinde  getirdiğini söyledi.
Bilim adamları, mutlu yaşlanmayı konuştu. Dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenler, Rixos otelde, Medikal Turizm Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilen  Uluslarası  Antiaging Kongresi’ nde bulutsu. 2-4 Aralık günleri arasında düzenlenen  kongrede insanların korkulu rüyası olan yaşlanma süreci masa yatırıldı. Doktorlar, eczacılar ve sağlıklı yaşam alanında çalışılan birçok profesyonel kongreye katılarak bilgi aldı.
 
Telafisi Güç Sonuçlar
 
Medikal Turizm Derneği Başkanı Uzm. Dr.Sinan İbiş, konuşmacı olarak katıldığı kongrede, yaşlanmanın tıp otoriteleri tarafından her geçen gün daha fazla ilgilenen bir konu haline geldiğini söyledi. Dünyadaki hızlı ve sağlıksız yaşlanmanın telafisi güç birçok olumsuzluğu da beraberinde getirdiğini belirten İbiş, ”Herkesin sağlıksız yaşlanmaya neden olan olumsuzlukları yaşamından olabildiğince uzaklaştırılması gerekiyor. Aslında yaşlanma ana rahminde döllenmeyle birlikte hücrelerin çoğaldığı dönemde başlıyor ” diye konuştu.
 
Biyolojik Yaşam Tehdit Altında
 
Dünyada genç nüfusun hızla yaşlandığını, sağlıksız bedenlerin sağlıksız  nesiller doğurduğunu vurgulayan İbiş, sağlıksız nesillerin ise üretim, gelişim ve tüketim açısından her geçen gün daha da büyüyen olumsuzluklarla yaşamaya çalıştığını ifade etti. İbiş, moleküler biyolojinin  sunduğu imkanlarla daha sağlıklı ve daha mutlu yaşamın elde edilebileceğine dikkat çekerek “ Biyolojik yaşam tehdit altında. Daha çabuk hastalanan bedenler ortaya çıktı ” dedi.
 
ANTIAGING   Kongreleri’yle sağlık sektörüne yeni bir bakış açısı geldiğini,  hastalanmaya veya olumsuzluklardan korunmaya karşı yapılabileceklerin hekimlere kazandırıldığını söyleyen İbiş, şöyle konuştu : ” insanın kendisini genç yaşaması ve genç hissetmesi için mutlaka yaşamsal enerjinin psikolojik seviyenin yüksek  düzeyde tutulması gerekiyor. Vücudumuzdaki hormonlar, mineraller, elementler, kan seviyelerinin hangi yaşta olursa olsun mutlaka normal limitlere çekilmesi gerekiyor”.
 
Kongrenin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Çimen Karasu ise moleküler yaşlanmanın önlenmesiyle yaşlanma sürecinin ertelenebileceğini, hastalıkların buna bağlı sosyo-ekonomik kayıpların asgariye indirilebileceğini vurguladı. Karasu kozmetikten vitaminlere , hormonlardan destek ürünlerine kadar insanların belirlenen ihtiyacına göre tespit edilen eksikliklerin yerine koyulmasıyla hücrelerin genç yaşam süreçlerinin uzatılabildiğini kaydetti.
 

2394 kere okundu
Test

Form Gönderimi

Tamam